siir - sadece bir an - Blogcu



sadece bir an

5/10/2009 - aşk dediğin beklemektir

Kategori: siir






Aşk dediğin beklemektir Ey Sevgili!

Kays gibi Mecnun olana kadar,
Hz. Yakup gibi aydınlığa hasret kalana kadar
Beklemek bekleye bekleye gözden olmak, sözden olmaktır.
Ve beklemek dünyanın en asil eylemidir, eğer beklenene değecekse. Bilesin!

Aşk; yanmaktır Ey Sevgili!

Yanıp kül olmaktır, Kerem gibi Aslına ermektir.
Ateşin ortasına hesapsız girmektir İbrahim misali.
Ki onun gönlünün yangınıdır ateşi gülistana çeviren.
Ki yanmak insanı kurtarır hamlıktan çiğlikten.
Hem ne diyordu şair;
“Yanmışın halinden ne bilsin ham, Sükut gerektir bize gayrı vesselam...
Gözlerinden ayrı geçen her an yanmaktayım. Bilesin!

Aşk; bedel ödemektir Ey Sevgili!

Bülbül, gonca gülü görebilmek için her seher uyanık olmak
ve güle ulaşmak için yüreğini gülün dikenine asmak,
kanını akıtmak zorundadır.
Ya ben yüreğimi nereye asayım Ey Sevgili.
Çünkü Aşk bedel ister, külfetsiz nimet olmaz.
Beklemek bedel ödemekse eğer hâlâ ödüyorum o bedeli. Bilesin!

Aşk; vazgeçmektir Ey Sevgili!

Mecnun gibi aklından, Kerem gibi bedeninden vazgeçmek.
Yardan gayrısından, cümle cihandan vazgeçmek.
Yemeden, içmeden, uykudan uyanıklıkdan
ve vazgeçmekten bile vazgeçmektir gün gelince.
Senin için senden vazgeçmişim. Bilesin!

Aşk; bilmektir Ey Sevgili!

Bir tek yârı bilmek, onu candan daha aziz bilmektir.
Ondan gayrı bildiklerinin hiçbir şey olduğunu
dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir.
Onun selamı ile gelen bela olsa EYVALLAH diyebilmektir.
Kızmana, gülmene, gelmene, gitmene hepsine EYVALLAH. Bilesin!

Aşk; susmaktır Ey Sevgili!

Onun güzelliğini, iyiliğini tarif etmeye gücün yetmediği an susmaktır.
Kelâmın, kalemin, sözün tükendiği yerde,
Manayı sessizliğe yükleyip susmaktır.

Artık sustum Ey Sevgili. Bilesin!

Aşk dediğin susup beklemektir...

 

 

Bilinmiyor

Bağlantı

25/12/2008 - bildiğim kadar değil,bilmediğim kadar sev . . .

Kategori: siir










Ey hazanı bol mevsimin bahara bakan yüzü,

Ayak uçlarımdan hayat çekilirken canını canından çekme zamanı mı şimdi ?
Bırak ellerin değmesin ellerime.
Varlığıma tutun yeter.
Karanlığın içinde bir mum yakıver.
Ellerini gökyüzüne çevir.
Adını bırak dudaklarıma.
Gidebildiğin yerde değil, yaşadığın yerde nefes al.
Her gece başını koyduğun yastığı göğsüm bil.
Akıt gözyaşlarını benim için.
Bırak aksın içimdeki kabuk bağlamış yaralar.
Kırıklarımı topla şimdi.
Mevzini değiştirme silahı kırık asker.
Sadece menzilini seni” sende ” / sadece sen diye sevecek bu yüreğe çevir.
Her satırımın bir masal olduğunu bil.
Her nefes alışımı dua.
Bana dönüp nerdesin diye sorma.
Gögüs kafesinin üstüne koy elini ve gözlerini kapa.
Ben nefes aldığın yerde olacağım.
..

Zaman, ne yaşanacak kadar muhteşem,
Ne de ölüme koşacak kadar berbat..

……………
Ait olduğun yerde kal..
Sadece bir anahtar deliğindeki ışığa çevir yüzünü..
Gülümse sadece..
Varlığını sun..
Aitliğini değil…
Geçmişini, geleceğini bırak orada..
Bir masal ol içimdeki çocuğa…


Sakın sakın…
Suskunluğuma aldanıp bendeki seni yorma..
Sadece, gülüşlerini pencereden bırak..
Kim bilir o gülüşlerin bir gün umut olur bir yüreğe…

Masalım,
Kırık kanatlarını sar şimdi.
Sar ki;
Düşsüzlüğün içinde üşüyen bu yüreğe kanat ger..
Beni “ bildiğim “ kadar değil,
Bilmediğim kadar sev..


İsmail Sarıgene



Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/8/2008 - sevmek

Kategori: siir




her seven

sevilenin boy aynasıdır

sevmek

sevilenin o aynaya bakmasıdır

Özdemir Asaf





Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/4/2008 - Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak

Kategori: siir





Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak

her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok

uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine

sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır

bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar

verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
Allah’a inanmaktır

Yılmaz Erdoğan




Yorum (12) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/4/2008 - Başkalaşan Aşk

Kategori: siir





Başkalaşan Aşk


Adını anmak güzeldi,
dost ağızlarda sana dair cümlelerin
ıslatılması...
Adını anmak...
Yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düşsel
avuntularına sırt çevirip senden söz açmak...
Biraz gülünç, biraz sitemkar...
güzeldi...
Adının Türkçe deki yankısı özeldi...

 

İpe sapa konuşlanmaz bahanelerle elini tutmak,
yüzünde
Yüzyıllık bir hasreti gidermek güzeldi...

Güzeldi'li geçmiş zamanları düşünüyorum
şimdi...
Cümlelerimiz öznesiz...Umursayan yok,
Kanlıca'daki yoğurdu...

ve eşikteki öpücük, tarih bilinci olmayan bir
aşkın mührüdür artık...


Yılmaz Erdoğan






Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

sınırsızlığın bir başka adıdır aşk...

Kategoriler

Arkadaşlarım

Özkan Özdemir
7222598
hulos
gece38
myrina
mansur
boti
ramazanyavuz
mzffer
beyazatliprens
yuregimnereye
deron
karsinojen
gizemliyol
Aydin MERT
deadeye
yagmurtuana
mecnun1965
alper olgay
sevemedimkaragozlum82
sakliisyanlar
romantikmeyhane
crnceren
dangel
iyilikmelegi77
karicgiyim
ogretmeninnotdefteri
daganer
yemekbulteni
ruhumdaninciler
ayhanim01
ikikelime
uğur yeşilova
gfbfth
lordoftheloneliness
cadys
benyaziyorum
masallarinmasali
sedatdj
parabende
esmidik
belesoyun
kayipdusler
yaziloji
elifsule
asumm22
siyahdusum
benimdunyam80
Kağan Ataseven
kardelen888
caspersweety
apollo041
whiterose65
geleceginyok
benyaziyorumsiyaset
satiyorumsaaattim
komancero
sosiloskop
cawangar
ozlemaslantas
cennetufirdevs
mümin aslan
belesfilm
darkbufu
Ahmet İNCE
hasan şgüzar
demir88
thegame58
1cinselyasam
sevdayamahsus
benyaziyorumflashheader
boyacicocuk
byvatanyusuf
ugurbocuuu
florajasmin



__________________________________ __________________________________ __________________________________ __________________________________ __________________________________ NE ZAMAN GÖZLERİN GELSE AKLIMA GÖZLERİM BİR YAĞMUR BULUTU TAŞIR VE GÖNLÜM YENİ BİR DERTLE TANIŞIR __________________________________ __________________________________ __________________________________ __________________________________ Free Website Counter
ilginiz için teşekkürler __________________________________ __________________________________
Google
<