4/5/2009 - en acıtanı ne biliyormusun dedi biri...

... hani o gidişlerin var ya... sessizce... suskun ...
... kırılan sen olduğun halde... kendisiymis gibi... hani o arkasına dahi bakmadan gidişleri...
hani senin "o an" "oracıkta" "ancak" arkasından baka kaldığın... anın durması için yalvardığın, tutup ucundan geri çevirmeye çalıştığı an varya, hani yapabilsen o merdiveni,hani yapabilsen o kapıyı, hani yapabilsen o sokağı tutup ucundan geri çevirmeye canını bile verebileceğin o an...
...o işte...en acıtanı o...
...hani o tıpkı elinden düşen en sevdiğin, en güzel "şeyin gibi"... hani o tıpkı tutamadığı gibi... hani o tıpkı tüm gidenlerde yaşadığı gibi... hani o bir ince sızı varya içe içe akan... hah işte...tam öyle incecik... yırtarak kayan... düşen kanatan... acıtan.. tutamadığın... parçalanan... tuzla buz olan... zamana savrulan... zamanda akıp giden... hani o zamanla catistigin ama zaman içinde yok olmayan herkesin inandığı o kocaman ... "zaman her şeyin ilacıdır" yalanı ... bunun bir yalan olduğunu tekrardan hatırladığın an... ve kendini kandırmaya başladığın an ... istemeye istemeye inanmaya başladığın an...
o işte...en acıtanı o...
...ama senin orda oldugunu hep bildiğin ... ...ama senin hep hissettiğin... ...ama bir dahası olmayan... ...ama zaten hiç senin olmayan... ...ama senin hep bildiğin... ...ama senin hep hissettiğin... ...ama bir daha sana geri gelmeyecek olan... ...ama buna rağmen ...gelmeyeceğini bile bile senin beklediğin... ...o işte...en acıtanı o...
... sonra o kocaman kocaman, akıp gitmek bilmeyen zaman... ... o durduramadığın an' ın karmaşası tezatlığı... ...kördüğüm oluşu... ... o "acabalarla" , "keşkelerle" dolu soruların ... ... içindeki kısır döngülerin... ... ve o an ... ... hiç bir şey yapamamanın çaresizliği... ... o işte...en acıtanı o...
...belki de sadece çaresizliğin...
...çaresizliğim...lütfen beni artık acıtma...! Bilinmiyor
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/5/2009 - görüşeceğiz
Dilimi kilitlemiş dünya... Kelimeler anlatmak istediklerimi anlatamasa da,bu aralar usulca gözlerimle anlatmayı seçiyorum.
Otobüs penceresinden el sallayan bir çocuk , beni tanımasa da gözleri ile haykırıyor... - Görüşeceğiz ...
Uzunca bir yol, elleri ile çekmekte olduğu tekerlekli bir araba, tekerlekli arabada utanarak giden yaşlı bir baba ... Yere bakan gözlerini kaldırıp, gözlerime fısıldıyor... -Görüşeceğiz ...
Kuşlar mevsimlerini bilip göçe uğrattılar beni, ötüşlerinden anladığım kadarıyla; -Görüşeceğiz ...
Kar kaplayıp sakladığında toprağı, güneş okşayarak erittiğinde karı, bahar geldiğinde söylediğinde baharı, rüzgar esip kurutup kopardığında yaprağı sessizce anlattıkları; -Görüşeceğiz ...
Bir anne ve göz kapakları dünyaya kapanmış bir bebek... Annenin elinde gözyaşlarıyla ıslanmış bir mendil...Toprak atılırken kürek kürek... Annenin gözlerinde ki kelime; -Görüşeceğiz...
Hiç tanımadığım uzaklardan gelmiş bir grup yolcu , dillerinde bilmediğim dualar, yüzlerinde tanıdıktı tebessüm... Farklı olsa da kelimeler,anlaştığımız tek yer; -Görüşeceğiz...
Gece kararttığında odayı, güneş alıp gittiğinde başını... Günümün yarını olacakmış gibi kurguladığım da zamanı... Uyku çöktüğünde gözlerime, benim için önemli olanı, ölümün küçüğü uykuyla susturduğumda... Alıp verdiğim her nefes sonrasında; -Görüşeceğiz...
Aşuk maşuktan geçerken, Mecnun Leyla'sını Mevla'da bitirirken, Yunus ağlarken yane yane, Mevlana ‘'hamdım,piştim,yandım'' diyerek dünyadan geçerken, her birinin de zikrettiği; -Görüşeceğiz...
Adem Havva'dan ayrılırken, Meryem kelimesi İsa'ya son kez bakarken, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'i gözlerinde okşarken, Yakup gözleriyle Yusuf'u özlerken, içlerinde sakladıkları; -Görüşeceğiz...
Adım adım yaklaşırken Kabe'ye, gözlerin yerde... Aniden kaldırıp gözlerini Kabe'ye, gözlerinde nedenini bilmediğin gözyaşların ile... Kabe'den uzaklaşırken gözlerinden dökülen vedanın duası; -Görüşeceğiz...
Şimdi bahar, kabul olmasını istediğimiz duamız var. Göremediğimiz yüze , duyamadığımız sese, hissedemediğimiz kokuya, anlayamadığımız dile, şefkate, merhamete, tevazuya, inceliğe ihtiyacımız var. Gelip geçen insanlığa, ÖRNEK OLAN İNSAN(sav) Şimdi bahar, kabul olmasını istediğimiz tek dua;
Gözlerimiz gözlerinizi göremese de gönlümüz görüştü sizinle Efendim... Gönüllerin bir olduğu yerde Görüşmek Duası ile Efendim... Amin
MİHRİCAN KESKİN
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/12/2008 - Kime Fazlasın / Kime Eksik

Kime Fazlasın / Kime Eksik
Görüyorum, sokağını kaybetmiş küçük bir kız duruyor ıslak gözbebeklerinde. Tüm suçları kabul etmişcesine suskun. Tüm hüzünleri kendi dudaklarıyla emecek kadar durgun. Kelime boylarında bir deliveren yetişmekte. Gölgesinde ise sancılar belirmekte.Sınır boylarında adressizliğin. Söyle bana hangi adressizlik senin? Gözlerindeki korku kime ait, bedenindeki recm izleri kimden kalma, dudaklarının arasındaki boşluk kimden sana miras kalmakta ? Biliyorum susacaksın adın gibi..Göm cümleleri dudak kenarlarına. Susmaya devam et boylu boyunca.Susabildiğin kadar büyüdüğünü unutma. Tattığın acı kadar büyürsün. Yediğin ayrılık acısı kadar olgunlaşırsın. Yoksa büyümek istemiyor musun ? Hep mi küçük kalmak, hep mi suskun kalmak istersin ?
Herkes yol alırken hayatın derin suskularında, sen susuyorsun aynanın karşısında. Ayak izlerinden belli eğikliğin.İstifledim eteklerinden dökülen cümleleri. Sen susarsan ben dile gelirim;
Ey Azrail;
Cesedime vurulmuş etiketin duvağını kaldırdım / öp beni artık. Hem de alnımdan..Sızmasın içimdeki birikmişler,irinleşmesin bir türlü kapamayadığım gediklerim. Kollarımı sıvadım, kendi cenazemin arifesindeyim. Yüreğimin morluklarını ancak ölüm paklar. Sicillerim, eksildiğim yüreklerden ancak beni kara toprak kurtarır. Açın yolları ey karanlık. ben geliyorum. Elif ’in saçlarındadır zincirlerim. Körpe bir dal iken sevgi agacında, budayın beni gövdemin en kalın yerinden. Susuşlarımdan asın beni. Gölgelerimin soğukluğu yetmezmiş gibi bir de yüreğimin sıcaklığına akıtın ayrılığı.
“ Hangi Çığlık Denk Gelir Ki Dudak Payı Boşluklara”
Hangi ayrılık senin ? Hangi yüz senin ? Yüreğinden dökülmeyen mürekkebin hatrına konuş. Sen ki; acıya kanat geren’din. Sen ki; Yusuf’u kuyulardan düzlüğe çeken’din.Sen ki, acıya gözyaşını verip umudu filizlendiren’din. Şimdi hangi yüze çevirdin kıblegâhını ? Hangi saf’a durdu gözlerin. Bilmediğin yerdeyim deme bana. Aynanın karşısında yüzünün bilinmezliğinde, yüreğinin ötesinde kendine gülümsemektesin. Göremiyorsan, kır o aynayı..Kırıklarından topla dağınık saçlarını...
Sürükleme cesedini sen / sonbahar kaldıracak ya adressizliğini..
Hangi cümlenin sonunda kırıldı düşlerin..Hangi mahrem ellerin zorlamasıyla alındı içindeki kanamalı çocuk ? Susma diyorum sana susma. Becerebildiğin tek şey, boynunu büküp suskunluğun secdesine başını koymak mıdır ? Unutmak dururken masada, yüreğine recm emrini vermek neyin nesi ? Tükür kil tutmaz toprağın yüzüne. Kaldır cesedini ortalık yerden. Sesinin kısıldığı yerden konuş, duyulmasa da haykır eksikliğini. Susturulsa da sen fazlalığını bırak tabutuna. Söylesene “ sen kime fazlasın / kime eksik..”
Üryanlığını örtmeye kalkıştıkça öbür yamaların sökülüyor dikişlerinden.Uğraşma kendi ayaklarına çorap örmeye. Gözünü yumup yeltenme artık kendine çelmeler takmaya. Olduğun yerde dönme öylece, çevir yüzünü gökyüzüne. Korkma adım atmaktan. Sen ki ;yeni bir bebek değilsin...Koca bir kız oldun, gözlerini büyüt ve sık bileklerini kelepçelerinden. Kanın donduğu yerde ölürsün o kadar. Susma diyorum sana susma..Elif sustu derlerse benim ahvalim ne olur acep ? Bu zan seni kaç gün yaşatır ? Bu itham seni kaç gün daha götürür. ? Hayır kaldıramazsın bu zânnı / bir suçun altından bir daha kalkamaz gönlün. En iyisi vur kendini en ince yerinden / öylece kalsın us’un.
Kime fazlasın / kime eksik. Sorma bu soruyu kendine. Çünki en iyi cevabı suskunluğun verecektir. Bil ki kalbin acırsa bu sorunun cevabını ararken eksikliğin dikilecek karşına. Yok kalbin sevdiğine acırsa işte o zaman fazlalığın zuhur edecek. Şimdi bedbin ve hodgam bir nefsin zulmüne inat sen besmele’nin safına gir. Züleyha’lığına zelâl getirtme..Suskunluğuna bir de helallik istetme.
Unutma " bu dünyada sana ancak unuttuğun kadar yaşama hakkı verildi " Unut, unutulduğun yerden.. Kırılsa da içindekiler, Unutulduğun kadar yaşarsın. Kime fazla isen orada unutulursun.. Kime eksik isen orada kendini bulursun...
İsmail Sarıgene
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/8/2008 - ----- Gideceksen / Dinle son kez beni ---
----- Gideceksen / Dinle son kez beni --- Gelmeyeceksen eğer, şehrin son durağına bırak beni. Taze bir ağacın gölgesine indir avutulmamış yüreğimi.. Bir tutam saçını da bırakmayı da unutmayasın sakın. Uğradığım her kapıdan kovulan bir yüz, gömülmeli sabaha kalmadan.. Aynalara pek alışık değildir gözlerim, kır içimde sana kurduğum köprüleri.. Sana uzattığım dalları da bırak ayak altına.. Merak etme � gelmedin diye � acımayacak kalbim.. Çünki hiçbir zaman diliminde bir yüreğe yoldaşlık etmedi yüreğim. Sende git / ki kalbim yıkık bir kentin hatıralarıyla dolu.. Senin tarafından vurulur bir kez daha yüreğim.. Senden önce kaç kez öldürüldü içimdeki düşler.. Kaç kez sürüldü cesedim yüreğime.. Kaç kez devrildi üzerime alfabe.. Yalnızlık tarafından kaç kez iğfal edildi umutlarım.. Rehin kalmışken karanlığa, son bir kez cenin oldu gözlerin yarınlarıma�
Gelmeyeceksen eğer, son bir cümle kur bari�
İsmail SARIGENE
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/8/2008 - seni özlüyorum

Seni özledikçe, Sana gelen bir nehre özeniyorum.. Kırıyorum belimi, Akıyorum 29 harf, iki cümle� Dur gitme mavi bilyelerin peşinden� Ölüm ölmeden beni bekle� Kirpiklerimde bir kız çocuğu üşüyor..
Uzuyor bir türlü biçemediğim hasret sancıları..
Sana gelen her yola bir yaşımı bırakıyorum, büyüyorum sen miktarı� Sana geç kaldığım her zamana bir damarımı miras bırakıyorum, sana düşüyorum ben miktarı.. Özlüyorum seni.. Özledikçe katili oluyorum cümlelerin, kirleniyorum.. Sen yüreğinde temize çek beni..Sorgusuz, sualsiz kabul et beni.. Düşüyorum..Düşmeden yüreğine düşür beni.. Bakışlarında avut, sonra da dinginliğinde büyüt çocukluğumu� Seni düşündükçe, Sana giden her yola büküyorum kendimi.. Bir heybeye sığdırıyorum yüreğimi.. Dolduruyorum kendimi.. Küçük bir bedene sığrıdırılmış koca bir yürek� Dur vazgeçme rengarenk balonlu bekleyişlerden.. Özlemin ölmeden beni bekle� Ben ki, kendime aciz bir cümleydim senden önce..Yorgun, kırgın adamdım ben.. Mavi bilyelerini kaybetmiş bir unutulmuş.. Kuyularda bir karanlık, tarih sayfalarında susturulmuş� Ama sen geldin ölümden önce.. Suratıma kapatılmış kapıların aydınlığına bıraktın yüzünü.. Solmaya ramak kalmış damarlarıma � can �, kurumaya yüz tutmuş yapraklarıma � hayat � oldun.. Esmâ ilinde keskin bıçağın dilinde ölüme koşmaya hazırlanan İsmail�e � elif � oldun.. Sonra da sustum..Sana sustukça bir sevda gebe kaldım.. Seni özledikçe 29 harf doğurdum, sonunda iki cümleyi kucağıma aldım... � Seni özlüyorum�.�
Şimdi bir yaşını doldurmaya az kalmış sevdanın koynunda,
Uzun bir yol oluyor cümlelerim.. Eskimiş şarkıları demliyorum yüreğimde.. Kucağımda Elif�in büyüme heyecanı, Sana büyüyorum�. Küçük bir köyün kaldırımı oluyorum sonra..
Hani kutu kutu çikolata dağıtacağımız çocukların koşuşturduğu� Sonra da küçük bir koy� Ellerimiz bellerimize kavuşup, Rengini kaybetmiş gökkuşağına renklerini iade edeceğimiz Balonların delice bırakılacağı.. Sonra da 29 harf ve bir cümle�
Sen sustukça ben sana susuyorum.. Dudaklarım kurumadan, Kirpiklerinin hayat dalından sağılmış, Bir damla � umut � ikram et.. ��
Unutmadım sana gelen yolların yarı uykulu seslerini.. Unutmadım cam kenarları özlemlerimi� Seni özlemin tuza dönen hallerini saklarken iç cebimde..
29 harf ve iki cümleyi kurban ediyorum.. Ve adına ithaf edilen her harf düştükçe göğsüme, Babamın öldüğü ekin tarlasında, Sana büyüyorum� Dudaklarımda kuruyan ölüm ölmedikçe, İçimdeki sana yürüyorum� Susadıkça toprağın terli dudağında, Senin gözlerinden geçiyorum denizlere.. Kana kana içerken maviyi� � 7 harf ve iki kelime � bir hayata bağışlıyorum kendimi..
� Seni özlüyorum�.�
İsmail SARIGENE
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
sınırsızlığın bir başka adıdır aşk...
Kategoriler
Arkadaşlarım
• Özkan Özdemir • 7222598 • hulos • gece38 • myrina • mansur • boti • ramazanyavuz • mzffer • beyazatliprens • yuregimnereye • deron • karsinojen • gizemliyol • Aydin MERT • deadeye • yagmurtuana • mecnun1965 • alper olgay • sevemedimkaragozlum82 • sakliisyanlar • romantikmeyhane • crnceren • dangel • iyilikmelegi77 • karicgiyim • ogretmeninnotdefteri • daganer • yemekbulteni • ruhumdaninciler • ayhanim01 • ikikelime • uğur yeşilova • gfbfth • lordoftheloneliness • cadys • benyaziyorum • masallarinmasali • sedatdj • parabende • esmidik • belesoyun • kayipdusler • yaziloji • elifsule • asumm22 • siyahdusum • benimdunyam80 • Kağan Ataseven • kardelen888 • caspersweety • apollo041 • whiterose65 • geleceginyok • benyaziyorumsiyaset • satiyorumsaaattim • komancero • sosiloskop • cawangar • ozlemaslantas • cennetufirdevs • mümin aslan • belesfilm • darkbufu • Ahmet İNCE • hasan şgüzar • demir88 • thegame58 • 1cinselyasam • sevdayamahsus • benyaziyorumflashheader • boyacicocuk • byvatanyusuf • ugurbocuuu • florajasmin

![]() ![]()
__________________________________
__________________________________
__________________________________
__________________________________
__________________________________
NE ZAMAN GÖZLERİN GELSE AKLIMA
GÖZLERİM BİR YAĞMUR BULUTU TAŞIR
VE GÖNLÜM YENİ BİR DERTLE TANIŞIR
__________________________________
__________________________________
__________________________________
__________________________________
ilginiz için teşekkürler
__________________________________
__________________________________
|